Sipariş Sistemi Sipariş Sistemi  Anasayfa Anasayfa >Serbest Bölge >Güncel
  Aktif Konular Aktif Konular RSS: ÜNİVERSİTE GENÇLİĞİNİN ACİL SORUNLARI KÜRSÜSÜ
  Forumu Ara   Takvim   Kayıt Ol Kayıt Ol  Giriş Giriş
 





Kapalı KonuÜNİVERSİTE GENÇLİĞİNİN ACİL SORUNLARI KÜRSÜSÜ

 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
Yazar
C.C.AGAR Açılır Kutu Gör
Forum Yenisi
Forum Yenisi
Simge

K.Tarihi: 12/Ekim/2006
Bölüm: İşletme
Durumu: Aktif Değil
Gönderilenler: 0
Tesekkür: 1
Rep: 1
Mesajın Direkt Linki Konu: ÜNİVERSİTE GENÇLİĞİNİN ACİL SORUNLARI KÜRSÜSÜ
    Gönderim Zamanı: 12/Ekim/2006 Saat 11:48

DEÜ'lü Arkadaşlar;

Herbirimiz akademik eğitim hayatımıza büyük zorluklar çekerek başladık. Bu zorlukları yalnızca tekil bireyler olarak değil, bizi "üniversiteli" yapmak için ellerinden geleni ortaya koyan ailelerimiz ile, bizlerle aynı durumda olan arkadaşlarımız ile, öğretmenlerimiz ile beraber yaşadık. Ve artık kapısında "üniversite" yazan binaların çeşitli "fakülte"lerine girebilme "hakkını" elde ettik. Fakat yaşadığımız sorunların bununla sınırlı olacağını hayal ederken çok daha boyutlu sorunlarla yüzyüze geldik.
Geldiğimiz "üniversite"de bilimsel bir akademik eğitim alıp almadığımızı sorgulamaya başlar olduk... Öğrenci olduğumuzu gösteren belgeyi almak için bile para ödemek zorunda olduğumuzu görür olduk... "Üniversiteli" bireylerin birbirleriyle olan karşılıklı ilişkilerinin dahi "günlük arkadaşlık"tan başka birşey olmadığı gerçeğiyle karşılaştık. Ve en önemlisi de, ülkemizin diplomalı işsizlerinin sayısının her geçen gün artışını görerek, akademik eğitimimiz sonrasında işsizlik ile karşılaşmamızın neredeyse kaçınılmaz olduğunu farketmeye başladık...
 
Arkadaşlar,
Gelin sorunlarımızı beraberce ortaya koyup, üzerine kafa yorup, çözüm için neler yapabileceğimizi konuşabileceğimiz, hayata geçirebileceğimiz bir ÖĞRENCİ KÜRSÜSÜ yaratalım... Gelin tanışıp daha nitelikli bir eğitim için, gelecek güvencesi için, gerçek ve ömürlük dostluklar için, parasız eğitim için, ve diğer tüm sorunlarımız için kolları sıvayalım...
 
Herkesi bu konu üzerinde hür bireyler olarak fikir yürütmeye ve forumun sanallığından kurtularak tanışmaya çağırıyorum...
 
ACİL!!!


Düzenleyen C.C.AGAR - 21/Ekim/2006 Saat 21:29
ACİL!!!
tesekkür edenler: Don_juan
C.C.AGAR Açılır Kutu Gör
Forum Yenisi
Forum Yenisi
Simge

K.Tarihi: 12/Ekim/2006
Bölüm: İşletme
Durumu: Aktif Değil
Gönderilenler: 0
Tesekkür: 1
Rep: 1
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 21/Ekim/2006 Saat 21:29
"ÜNİVERSİTE GENÇLİĞİNİN ACİL SORUNLARI KÜRSÜSÜ"

Günümüzde ülkenin bütününde var olan yaprak kıpırdamaz vaziyetin öğrenci gençliğin mücadelesi içinde geçerli olduğunu rahatlıkla görülebiliyoruz. “Birilerinin” bir zamanlar “ilerleme” yaratmış oldukları havasından vazgeçmeyerek “gerileme yaşanıyor” tespitleriyle günah çıkarmalarıyla açıklanamayacak bir durumdan söz ediyoruz. Uzun, hatta çok uzun süredir yaşanan bir yaprak kıpırdamaz durumdur bizim bahsettiğimiz. Burada o “birilerinin” bu durumu ne ile açıkladıklarını, “çözüm” için ne yaptıklarını kısa bir değinmenin dışında uzun uzadıya anlatmayacağız. Gereği de yok zaten. Kör olmayan ve şaşı kalkmayan alakalı herkes, o “birilerinin” her yeni “somut durum tahlilleri”nde ve “çözüm” paketlerinde çuvallarca inciri nasıl da güzelce heba ettiklerini görebiliyor.
....................

Birilerinin bahaneleri çok, saymakla bitmeyecek çoklukta… “Hal neden böyle” denildiği vakit, bir zamanlar “sosyal faşistlik” ve “Maocu bozkurtluk” ile başlanırdı sözlere… Sonrasında “çağ değişti” ve artık “Sovyetler çöktü” pelesengi dolaştı dillere… Derken “yurtseverler” ile “yurtseverleri sevenler” çoğaldı. Üstüne bir de 96 Ö.O. ve “Gazi” geldi… Coşuldu, devrim “resmi” tarihlere bağlandı. Sonrası malum, sabun köpüğü misali… “Kör olası o YÖK yok mu YÖK!”le açıklamak makul görünüyordu öğrenci gençlikteki hızlı “gerilemeyi”. Sarınıldı hemen “yeni” yılana… Sonra tek başına YÖK yetersiz kalmaya başladı “gerilemeyi” izahta… “Yeni” keşifler eklendi dağarcıklara birbiri ardına… Artık ağızlarda “yeni” keşfedilmiş kelamlar vardı… Geçmişin frukoları değere binmişti ansızın “yeni” müttefikleriyle… “Polis-İdare işbirliği ve baskısı” YÖK’e eklemlendi sanki öncesinde ayrıymış gibi… Tutmuştu bir süre daha yeni maya… Sonrasında ekşidi… “Yeni” bir şeyler daha gerekti… “Yeni yeni” en meşhurundan “öncesiz” eklemeler lazım oluverdi yeniden… Ve “MİT, CİA, KONTRGERİLLA BU ABLUKA DAĞITILACAK!”a ulaşıldı… Şimdi ise “faşist saldırılar ve linç girişimleri”yle perçinlendi “geriliğin” izahı… Ancak yinede “ilerleme” serabı bırakılmadı bir kenara hep “gerilenmesine” rağmen… Sağa-sola batırılacak çuvaldız çoktu iğne ise az… Böylece gelindi bugüne…
“Nesi var bugünün”? Ne yapıyor o "birileri"? Neyi yok ki bugünün? Ne yapmıyor ki o birileri? Türlü türlü “proletarya partilerinin” üniversite şubelerimi? “Emret komutanım”la işleyen ve “gençlik devrim istiyor!” yazılı bol renkli afişler ile boy gösteren “akademik-demokratik kitle örgütleri”mi? “Koordinasyon”cusu mu, “Kolektif”çisi mi, “Dernek”çisi mi, “Komite”cisi mi, “Girişim”cisi mi, “Komsomol”cusu mu? Faşist saldırılar karşısında “birlik-cephe” çağrısı yapan, ancak saldırı esnasında ilk evvel kaçışanları mı? Pek değerli Müslüman gençler” diye bildiri dağıtanları mı? Formasyon hakkı için öğrenci kitlesini etrafında toparlayıp “Kahrolsun ABD, işbirlikçi AKP” sloganıyla işe başlayanları mı? Kızılay, Taksim, Gündoğan, Beyazıt’ı amaç belirleyenleri mi? Kampus lobilerinde “üniversite gençliği bürokratlarınca” yapılan “siyasetler toplantıları” mı? Bu toplantılarda alınan ancak bir türlü uygulanamayan eylem ve eylem içeriği kararları mı? Öğrenci kantinine sıkışıp kalan “stant” açıcıları mı? Hepsi mevcut, saymakla bitmez…
Bunlar bilinen şeyler… Tekrara lüzumu da yok bu yüzden. Asıl önemli bize has olan “ne yapmalı, nasıl yapmalı” kısmı…

....................

Günümüz yüksek öğrenim gençliğinin somutluğunda dağ gibi bir örgütsüzlük karşımıza çıkmaktadır. Yüksek öğrenim gençliği mücadelesinden söz edenlere bakıldığında ise, bu kesimlerin, akademik demokratik mücadele ile en ufak bir ilgisi olmayan işlevsiz “kurumlar” oluşturduklarını ve her ne ad altında kurulmuş olursa olsun, bu “kurumların” değil yüksek öğrenim gençliğine, kendi kendisine derman olabilecek kendi kendisini örgütleyecek bir durumlarının olmadığını görmekteyiz. Yukarıda da kısaca belirttiğimiz gibi bu “kurumlar” ya politik mücadele yürüten parti büroları olarak çalışmakta, ya da yüksek öğrenim gençliğinin sorunlarını “insanları kaçırmayalım” mantığıyla göz ardı ederek tavla turnuvası, gitar kursu, resim ve fotoğraf atölyesi, yan flüt eğitimi vb. “mücadele” metotlarıyla faaliyet yürütmektedirler.
Bu sebeple şunu söylüyoruz: Yüksek öğrenim gençliğinin bugün için ihtiyacını duyduğu en acil gereksinimi, kendisini örgütsüzlükten kurtaracak akademik-demokratik mücadele örgütünün yaratılmasıdır.
Bu noktadan sonra sorun, yaratılacak olan bu akademik-demokratik kitle örgütünün yapısı ve işleyişinin nasıl olacağı konusuna kaymaktadır. Bildiğimiz gibi her örgüt yürüttüğü pratiğin belirleyeceği bir yapıya, buna denk düşen mekanizmaya ve işleyişe sahip olur. Bizler, yaratılması gereken bu akademik-demokratik kitle örgütünün, yüksek öğrenim gençliği özelinde öğrenci gençliğin içerisinde bulunduğu koşulları iyileştirmek, geliştirmek için mücadele yürüten, bu amaçla önüne somut hedefler koyan, bu amaçlara erişebilmek için mücadele etmek isteyen tüm öğrenci kitlesini içerisinde toplayabilecek kadar genişliğe sahip olan, bu genişliği taşıyabilecek açıklıkta, kitlelerin iradesinin tüm organlarda hâkim olmasını sağlayacak demokratik işleyişe sahip, aynı zamanda etkin bir kürsü niteliğinde bir yapıya, mekanizmaya ve işleyişe sahip olması gerektiğini düşünüyoruz.

“Diğerlerinin” yada "birilerinin" yaptıklarına bakıldığında bu yukarıda saydıklarımızdan tek bir tanesinin bile uygulanmadığını görmekteyiz. Bunun sonucu ise ortada… 3-4 kişilik kitleden kopuk marjinal politik bürokratik merkezi yapıda grupçuklar, afiş asma ve stant açma yarışları, yeni gelen öğrenciler için kapışmalar, ardı ardına düzenlenen “siyasetler” toplantıları, bol gevezelik, sıfır icraat…
Bir parantez: Sorunumuz diğerlerine bakıp onların yapmadıklarını yapmış olmak değil; sorunumuz, kişisel istekten değil, toplumsal gereksinimden yola çıkarak yanlış yapılmakta olanı görerek doğruyu yapmaya çalışmak.
Devam ed...m… İhtiyacımız olanın böyle bir örgüt olduğunu söylüyoruz. Peki, neyi hedefleyecek bu örgüt, neyin mücadelesini verecek, öğrenci gençliğin koşullarının iyileştirilmesi, geliştirilmesi ile neyi kastediyoruz... İşte asıl önemli olan nokta tamda burası… Şöyle ki, yüksek öğrenim gençliği mücadelesi özellikle 80’ler sonrasından bugüne kadar dünyada yaşanan gelişmeleri ve bunun eğitim sistemi üzerinde yarattığı sonuçları kavrayamadı, gelişim ve değişimin gerisinde kaldı, somutu yakalayamadı, kısırlaştırıldı, marjinalleştirildi, nihayetinde de geçmişin tekrarını yaratmaya çalışan ve bu amaçla sözün mecaz anlamında “yapay” olan gündemlerin peşine takılmaya zorlanan bir biçime büründürüldü. Okul başlar, açılış şenliklerinde boy gösterme yarışı “start” alır. Sonra 6 Kasım gelir, toplantılar olur ve gündem standarttır: YÖK protestosu… Ardından ara tatil… Sonra tekrar okullar açılır, 8 Mart, 16 Mart, 30 Mart, 1 Mayıs, 6 Mayıs, 18 Mayıs ve okullar kapanır… Evli evine köylü köyüne… Süreç böyle işler… Ve tüm bu anmalar, eylemler arasına sıkıştırılan öğrenci gençlik “talepleri”… Talep deyip geçmemek lazım… Öyle talepler ki, öğrenci gençliğin henüz bihaber olduğu türden… Üstelikte "mevcut gerici politik iktidarın savaşarak alaşağı edileceğ"ini ilan eden sloganların gölgesinde kalan talepler… Kısacası, mevcut süregiden pratikten farklı bir yaklaşım tarzına sahip bir kitle örgütünün yaratılması gerekiyor. Temelde önüne somut hedefler koyan, bunun için faaliyet yürüten, tali de ise toplumsal gündemden ve müttefiklerinden kopmayan, kendisinin ve ülkesinin geleceği hakkında söyleyeceği sözünü esirgemeyen bir yaklaşım tarzına sahip olunması gerekiyor.
Gelelim talepler konusuna… Bizim “sol”larda sürekli “unutulan” bir gerçek var. Onlar her şeyin kafalarında istedikleri gibi olmasını bekliyorlar… Keşke… Ama unutulan şu: bu tarihi keyfimize, isteklerimize, arzularımıza göre seçtiğimiz koşullarda değil, doğrudan verili olan koşullarda yapacağız. Bunun başka çaresi yok…
Ancak ne hikmet ki bizim “sollar” bunu görmüyorlar, görmek istemiyorlar… Bu görmeyişin nedenlerini saymayacağız, çünkü zaman kaybı… Onlar keskinler, onlar proletarya devrimcileri, eylem adamları, tarihi kendi isteklerine göre şekillendirebilen ermişlikteler… “Sıcak pratik” kasıp kavurmuş ülkeyi… Yer yerinden oynuyor, oynatıyorlar(!)…Görmemeleri normaldir.

.....................

Özcesi, yüksek öğrenim gençliğinin somut hedefler etrafında toparlanması gerekiyor. Bizim isteklerimize göre belirlediğimiz taleplere göre değil, bizzat yüksek öğrenim öğrenci kitlesinin akademik-demokratik mücadele kapsamındaki talepleriyle belirlenen hedefler doğrultusunda hareket edilmesi gerekiyor. Tabi bu noktada sapmalar ortaya çıkabiliyor. Ne gibi sapmalar: Kitle kuyrukçuluğu ve mücadelenin kitlenin mevcut geri seviyede olan bilincine indirgenmesi biçiminde sağ sapmalar… Önüne geçmek gerekiyor, geçilir, zordur ama başarılır… Asıl tehlikeli olanı sol sapmalar... Keskin görünenler… Onunda önüne geçmek gerekiyor, geçilir, imkânsız gibi görünse de sadece zaman alır… Her iki sapmanın panzehiri doğru temelde yürütülecek teorik ve pratik mücadeledir…

.................................

Tekrar tekrar, bıkmadan usanmadan yineliyoruz, yineleyeceğiz!
Biz üniversite gençliğin üzerine serpilmiş olan "ölü toprağını" atacak bir yapılanmaya gitmeye çalışıyoruz.
Her arkadaşımızı aramızda görmek istiyoruz!
ve,
BU DAVET BİZİM!

ACİL!!!
ACİL!!!
bonew Açılır Kutu Gör
Forum Kolik
Forum Kolik
Simge

K.Tarihi: 24/Mart/2006
Bölüm: Tıbbi Dökümantasyon ve Sekreterlik
Durumu: Aktif Değil
Gönderilenler: 2610
Tesekkür: 13
Rep: 31
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 22/Ekim/2006 Saat 00:40
TAMAM KARŞIYIZ PARALI EĞİTİME HEMDE EN PAHALI EĞİTİMİ BİZ ALIYORUZ AMA YILLARCA DERSANEYE GİDİP Bİ TOMAR PARA AKITTI AİLELERİMİZ VE ŞİMDİ SESİMİZİ ÇIKARIRSAK ŞEREFSİZLER HİÇ ACIMADAN OKULDAN KOVABİLİYO
C.C.AGAR Açılır Kutu Gör
Forum Yenisi
Forum Yenisi
Simge

K.Tarihi: 12/Ekim/2006
Bölüm: İşletme
Durumu: Aktif Değil
Gönderilenler: 0
Tesekkür: 1
Rep: 1
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 22/Ekim/2006 Saat 11:59

Öncelikle duyarlılığın için teşekkür ediyoruz bonew...

Söylediklerinde gerçekten çok haklısın.. Ülkemizin her alanında olduğu gibi üniversitelerimizde de bahsettiğin gibi türlü türlü cezalandırma metodları var ve uygulanıyor.
 
Yalnız biz bu ceza yöntemlerinin bu kadar pervasızca uygulanışı noktasında biraz farklı düşünüyoruz. Biz diyoruz ki, şu anda öğrenci gençliğin sorunları ile ilgili olarak faaliyet yürüttüğünü iddaa eden hiç bir oluşum, grup, birlik vs. yoktur... Var olan gruplar ise, belirli politik fikirde olan insanların ancak içerisinde bulunduğu, çalışma yürütenlerin bile aynı parti üyesi veya sempatizanı olduğu, politik faaliyet yürüten, öğrenci gençliğin taleplerini bu politik niteliklerini az da olsa kamufle etmeye çalışmak için mecburen dile getirmek zorunda kalan, hiyerarşisinden, işleyişine, insan ilişkilerinden üye ilişkilerine kadar bürokratik ve merkezi bir karakter taşıyan, dolayısıyla da öğrenci kitlesinden, onların sorunlarından, taleplerinden tamamen kopuk marjinal yapıdalardır.
Üniversite rektörlüğü bu grupların hem politik niteliklerinin, hem de öğrenci kitlesinden kopuk ve marjinal yapılarının verdiği rahatlıkla soruşturmalar açabilmektedir.
Ayrıca bu grupların merkezinde politik amaçlar olduğu için çalışma yöntemleride politik olmaktadır. Bu gereksiz politize ortam, her şey için "eylem, yürüyüş, çatışma" mantığıyla kendini göstermektedir. Bunun sonucunda ise gözaltına alınacağını bile bile zorla kendini gözaltına aldırmak, soruşturma açılabileceğini bile bile zorla kendine soruşturma açmak vb. sakat pratikler ortaya çıkmaktadır.
 
Biz bu gruplar ile tamamen farklı düşünüyoruz. Örnek verelim. Örneğin biz diyoruz ki, "nitelikli ve bilimsel eğitim almak istiyoruz"... O gruplarda, üniversite gençliğinin bu talebini zorunlu olarak kıyısından köşesinden tutmak zorunda kalıyorlar ve "kahrolsun bilim düşmanı kapitalizm, yaşasın sosyalist eğitim" gibi bir sonuca ulaşıyorlar... İşte aradaki tümüyle burada kendini gösteriyor ve bunun pratiğinde de bu farklılık devam ediyor...
Biz bütün öğrenci kitlesine seslenerek ortak bir akademik isteği dile getirirken, onlar belirli bir kesime hitap ederek mevcut iktidarı ve üretim biçimini değiştirmek gibi politik bir hedefe yöneliyorlar...
Aynı durum pratikte de kendini gösteriyor... Örneğin biz, mevcut eğitim sisteminin neden niteliksiz ve bilim dışı olduğunu derin bir bilimsel araştırma sonucu ortaya koyarak çözüm için, daha nitelikli ve bilimsel bir eğitim için neler yapılması gerektiği üzerine önerilerimizi hazırlayıp bu önerileri öğrenci arkadaşlarımıza, doçentlerimize, profesörlerimize, üniversite memurlarımıza, akademiskenlerimize sunmayı ve bu yanlışlıkları düzeltmeyi hedefleyip bunun için hep beraber pratik sergilerken; "onlar" hazır ve kalıplaşmış sloganlarla 10-12 kişiyle "eylem koymayı" pratik olarak uyguluyorlar...
 
İşte durum böyle bonew arkadaşımız...
Sana anlattığımız düşüncelerimiz üzerine seninde fikirlerini almak isteriz..
Şimdilik bu kadar olsun diyelim o halde...
Mail adresim: c.c.agar@hotmail.com
Bu adresten bana ulaşabilirsin.
 
Kendine iyi bak.
Hoşçakal...
ACİL!!!
pandora Açılır Kutu Gör
Forum Kolik
Forum Kolik
Simge

K.Tarihi: 11/Ekim/2006
Bölüm: Kimya
Durumu: Aktif Değil
Gönderilenler: 1613
Tesekkür: 70
Rep: 173
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 24/Ekim/2006 Saat 23:27
söylediklerinde haklısın da ben daha hiç bi yerde adam gibi bi topluluk görmedim...giderek bencilleşiyoruz galba..ben okula başladıımda inan hayallerim yıkıldı..burası mı beni adam edecek dedim..burda mı büyük adam olcaz biz??annem bile benim kızımı ii bi gelecek beklio demekten vazgeçti...yardıma ben varım...umarım ii bi
şeler yapılır..
.....kim olduğunu bilmeyen ARAYIŞTA olan bana yaklaşmasın....(aşk bu gece şehri terketti..)
tesekkür edenler: C.C.AGAR x_ray
bonew Açılır Kutu Gör
Forum Kolik
Forum Kolik
Simge

K.Tarihi: 24/Mart/2006
Bölüm: Tıbbi Dökümantasyon ve Sekreterlik
Durumu: Aktif Değil
Gönderilenler: 2610
Tesekkür: 13
Rep: 31
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 25/Ekim/2006 Saat 00:28
BENDE VARIM ARKADAŞLAR AMA GERÇEKTEN DİĞERLERİNDEN FARKLI BİŞEY OLCAKSA VARIM
tesekkür edenler: C.C.AGAR
korsann Açılır Kutu Gör
Forum Acemisi
Forum Acemisi
Simge

K.Tarihi: 07/Ekim/2006
Bölüm: İktisat
Durumu: Aktif Değil
Gönderilenler: 75
Tesekkür: 3
Rep: 3
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 25/Ekim/2006 Saat 19:37
haklısın bu malesef Turkıyemızın acı egıtım sorunu ama yasadıgımız bu zaman dılımınde hersey paraya mahkum duruma geldı bunun ısıne egıtımıde kattılar ıstedıgın kadar ısyan et yuruyus yap ımza topla guzel ama sorun kımse bunları önemsemıyo herkes kendı cıkarı pesınde bı bencıllık almıs gıdıyo sonumuz cok cok kotu malesef
tesekkür edenler: C.C.AGAR
AnarsizmiR Açılır Kutu Gör
Forum Kolik
Forum Kolik
Simge

K.Tarihi: 23/Eylül/2006
Bölüm: İlahiyat
Durumu: Aktif Değil
Gönderilenler: 419
Tesekkür: 4
Rep: 10
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 25/Ekim/2006 Saat 19:42
Orjinalini yazan: bonew

TAMAM KARŞIYIZ PARALI EĞİTİME HEMDE EN PAHALI EĞİTİMİ BİZ ALIYORUZ AMA YILLARCA DERSANEYE GİDİP Bİ TOMAR PARA AKITTI AİLELERİMİZ VE ŞİMDİ SESİMİZİ ÇIKARIRSAK ŞEREFSİZLER HİÇ ACIMADAN OKULDAN KOVABİLİYO
 
bence yanılıyorsun keşke eğitim tamamen özel sektöre geçse adam gibi eğitim ile adam gibi öğretmenler olsa ve özel sektördeki eğitimin en kötüsü bile şuan ki devlet okullarından daha ii olcaktır
bütün kurbanLarymn yasty?ymda siLinir makyajy..!

F*ck the world...

F*ck the system...
bonew Açılır Kutu Gör
Forum Kolik
Forum Kolik
Simge

K.Tarihi: 24/Mart/2006
Bölüm: Tıbbi Dökümantasyon ve Sekreterlik
Durumu: Aktif Değil
Gönderilenler: 2610
Tesekkür: 13
Rep: 31
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 27/Ekim/2006 Saat 00:32
PARASI OLMAYA OKUMASIN YANİ
C.C.AGAR Açılır Kutu Gör
Forum Yenisi
Forum Yenisi
Simge

K.Tarihi: 12/Ekim/2006
Bölüm: İşletme
Durumu: Aktif Değil
Gönderilenler: 0
Tesekkür: 1
Rep: 1
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 28/Ekim/2006 Saat 11:46
Tekrar merhaba arkadaşlar;
 
Öncelikle ANARŞİZM arkadaşımızın söylemiş olduğu "bence yanılıyorsun keşke eğitim tamamen özel sektöre geçse adam gibi eğitim ile adam gibi öğretmenler olsa ve özel sektördeki eğitimin en kötüsü bile şuan ki devlet okullarından daha ii olcaktır" cümlesine bir açıklama getirmek istiyoruz.
 
Özel sektör ve "adam gibi" eğitim ile "adam gibi" öğretmenler...
Bir netleştirelim bu kullanılan kavramları:
Özel sektör : "vakıf" üniversiteleri;
"adam gibi" eğitim: nitelikli, bilimsel, çağdaş eğitim;
"adam gibi" öğretmenler: nitelikli, bilimsel ve çağdaş eğitimi verebilecek niteliğe sahip akademisyenler.
 
Şimdi dönüp bakmak gerek "özenilen" vakıf üniversitelerinin haline ahvaline... Vakıf üniversitelerinde acaba nitelikli, bilimsel ve çağdaş bir eğitimden ve de böyle bir eğitimi verebilecek akademisyenden söz edebiliyor muyuz da bu tip kâr amaçlı kurum ve kuruluşları "örnek" olarak gösterebiliyoruz?
Az-çok ekonomi üzerine kafa yoran her insanın rahatlıkla farkedebileceği gibi bireysel bir amaca yönelen kâr ile toplumsal bir amaca yönelen eğitim arasında uzlaşmaz bir çelişki vardır... "Vakıf üniversitelerinin" akademisyen sıfatıyla anfilere getirip boy gösterttiği kişilere bile bir göz atmak bu konuyu anlayabilmek için yeterlidir. Herkesçe bilinen bir şahıs olması yönüyle "Hülya Avşar" bu "akademisyen"lere örnek sunulabilir....
Yine eğer bilimsel bir eğitimden söz ediliyorsa, bu eğitimi verebilecek akademisyenlerin yanı sıra yardımcı araç, gereç, teknoloji, vb. gereksinimlerde ortaya çıkmaktadır.. Bir "özel üniversite" sahibi olduğunuzu düşünün... Amacınız sermayenizi arttırmak, yani kâr etmek... Kâr etmeyi amaçladığınız bir yere sırf "kara kaşlı kara gözlü öğrenciler" daha bilimsel çağdaş bir eğitim alsınlar diyerekten bu yardımcı ders araç gereçlerini kıymetli paracıklarınızı harcayarak alır mısınız? Üstelikte "devlet" bu "özel üniversiteler"e her alanda kolaylıklar sağlayarak teşvik ederken? Öğrencileri "üniversitenize" alırken "dolara" endeksli "standart" bir fiyattan 10.000 $ civarı paralar alıyorsunuz... Sonra sadece %1 KDV ödüyorsunuz... Sonra 5 yıl boyunca gelir vergisinden muaf tutuluyorsunuz... Sonra o 5 yılın geçmesiyle tasalanmanıza gerek olmayacak başka bir uygulamayla karşılaşıyor ve sosyal güvencesi olan kişilerin özel okulda okuyan çocuklarınının ödedikleri "eğitim ücretlerinin" (siz haraç olarak anlayın) tamamını gelir vergisinden düşürebiliyorsunuz...Sonra "düşünceli" bir girişimci olarak 5084 sayılı kanun gereği size rahat "kâr" elde edebilmeniz için "bedelsiz arsa tahsis" edilmiş "büyüklerimiz" tarafından... Su, elektrik giderlerini neredeyse hiç ödemiyebiliyorsunuz... "Ruhsat harcı" denilen ve her yıl alınması gereken harçları sadece ilk açılış esanasında bir defaya mahsus ödemek suretiyle bir daha ödemekten tamamen kurtuluyorsunuz... Sonra yatırım indirimlerinden %100 oranında faydalanmaya kanunen hakkınız var... Sonra "özel" okulunuza kayıt yaptırmayı düşünen öğrencilere öğrenim süreleri boyunca "faizsiz kredi" verilerek "kârınız" sürekli garanti altında tutuluyor... Ee daha ne istiyorsunuz? "Allahtan belanızı mı?" Ne gereği var bilimsel nitelikli, çağdaş bir eğitim veren üniversitelere, bu eğitimi verecek akademisyenlere, böyle bir eğitim için gerekli teknolojik araç gereçlerepara harcamanın? Zaten bütün koşullar lehinize? Buna iktisadi terminolojide "ölü yatırım" denmiyor mu?
ANARŞİZM arkadaşımızın "özenedurduğu" "özel eğitim kurumlarının" amacı ve bu amaca erişebilmeleri için kendilerine tahsis edilen ayrıcalıklardan bazıları bunlardır...
Ancak bu moda tabir ile "buzdağının görünen kısmı"dır... Bu özel eğitim kurumlarını kuran "vatandaşların" daha böyle bir girişime başlar başlamaz "iş hayatlarında" elde ettikleri ganimetler saymakla bitmez... İhale önceliklisi olurlar, normal işlerinde vergi inderimlerinden yararlanırlar, ithalat ve ihracat vergileri ödemezler yada cüzzi birşey öderler, bürokrasi içerisinde nüfuz sahibi olurlar, kalkınmada öncelikli illere yatırım yapmada öncelikli kişiler haline gelirler, ANARŞİZM arkadaşımız gibi arkadaşlarımızın gönüllerini fethederler....
 
Neyse bu kadar yeter "özel üniversitelerimizin" nitelikli bilimsel ve çağdaş eğitim verişleri hakkındaki övgülere verilebilecek bir yanıta... Üstelikte dünya üzerinde geçenlerde yapılmış bir araştırmada "en iyi ilk 500" üniversite içerisinde ülkemizden 1 tane bile ne özel ne kamu üniversitesinin girmediğini bilmeksizin nasıl böyle şeyler söylendiğine gerçekten şaşırıyoruz...
 
PANDORA, BONEW ve KORSAN arkadaşlar;
Sizinle tanışmış olmaktan mutluluk duyuyoruz. Bu tanışıklığımızın internetin sanal forumlarından kurtularak gerçek hayata aktarılmasını umut ediyoruz.
Bu adresi msn listenize eklerseniz oradan birbirimizi daha iyi tanıma fırsatını yakalamış olacağız.
Haydi arkadaşlar, zaman çok hızlı geçiyor ve sürekli aleyhimize geçiyor...
Bu yüzden sürekli dediğimiz gibi tekrar ediyoruz:
ACİL!!!
ACİL!!!
 Yanıt Yaz Yanıt Yaz

En Son Mesaj Yazılan Konular
Konu Forum Yazan Tarih Okunma
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın Hasan Sancak Bayrak Şiirleri 400 sayfadır.DestekGüncelREKLAM YAZARI07/Ağustos/2018-21:0427758
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın Bayrak Şiirleri Hasan Sancak 400 sayfadır.Destek bGenelREKLAM YAZARI07/Ağustos/2018-21:0126677
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın Hasan Sancak Kimdir?BiyografiREKLAM YAZARI07/Ağustos/2018-20:5825217
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın Hasan Sancak, 12 Yıldır ADALET Arıyor!..DEÜden HaberlerREKLAM YAZARI07/Ağustos/2018-20:5329709
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın Hasan Sancak,400 Sayfalık Şiirlerine Destek BekliyDEÜden HaberlerREKLAM YAZARI07/Ağustos/2018-20:5224457
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın İzmir Evden Eve Nakliyat Tavsiye - EGETUR Nakliyatİzmiregetur23/Haziran/2018-15:5077035
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın EGE Nakliyat | Maltepeİzmiregetur17/Kasım/2017-10:5131906
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın YOU PUT ON Them ALL OF WINTER WEATHER LONGERÜniversitemizweinneamy02/Kasım/2017-14:593885
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın tenis kursu_Duyurularninest12306/Temmuz/2017-02:4124055
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın Kadınlar Neden Gay Erkekleri Sever?=)))Genelninest12306/Temmuz/2017-02:4110668
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın tijen erdutDEU İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesininest12306/Temmuz/2017-02:406124
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın sevda demirbilek hoca hakkında bilgiiiiDEU İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesininest12306/Temmuz/2017-02:398835
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın debis ve devamsızlıkDEU YDYninest12306/Temmuz/2017-02:3819880
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın şeyh izdihamı...(!)Türkiyeden Haberlerninest12306/Temmuz/2017-02:3814694
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın komik itiraflar....:)Komikninest12306/Temmuz/2017-02:359946
              Cevaplanmamış Konular Aktif Konular             

Forum Atla Forum İzinleri Açılır Kutu Gör



Bu Sayfa 0,500 Saniyede Yüklendi.
e-ticaret sitesi izmir online siparış programı